Ayakkabı Sektörüne 58 Yılını Veren Bir Vefa İnsanı Ahmet Karakuş
Çok para kazanma veya çabuk para kazanma,sevdası kaliteli iş yapma özelliğimizi yok ediyor. Bu konu bizde o kadar kötü işlendi ki, ”Bu zaman ün zamanı değil un zamanıdır.” derler, vurcan ayakkabıyı alacan parayı diyorlardı, bu çok kötü, bü gün hala sektörden önemli bir kesim böyle davranıyor, fakat aldanıyor.
Ayakkabı Sektörüne yıllarını veren,58 yılını veren bir vefa insanı, bir merdane ustası AHMET KARAKUŞ
Doğumunuz ve ilk yıllarınız?
20.07.1935 Fidyekızık / BURSA doğumluyum. Babam köyde tarımla uğraşıyordu. 1945 yılında babam ölünce, köyden ayrılıp Bursa’ya taşındık. 3.Sınıfta okulu bırakarak bir ayakkabıcının yanında çırak olarak işe başladım. Anneannemin yanında kalıyordum, ayakkabıyla ilk buluşmam 1945 yılında Okçular çarşısında Şevket ERUYGUN’nun yanında oldu. O zamanlar tahta çivili ayakkabı üretimi vardı. Ben de ilk olarak, tahta çivili ayakkabı imalatı ile sektöre başladım.
Sonraki Yıllar:
Bir yıl burada çalıştıktan sonra,Setbaşı’nda Mustafa Savaş’ın yanına geldim. Daha sonra tekrar çarşıda Abdullah Satıbol isimli ustanın yanında işe başladım, uzun yıllar burada merdane üretimi yaptık. Daha sonra Nail Erok’un yanına geçtim. Bir yıl da onun yanında çalıştıktan sonra, Pirinç Han’da, Korucu Ahmet lakabıyla anılan Ahmet Doğru’nun yanına gittim. Onunla çalışmaya başladım. O zamanlar Setbaşı ile Yeşil arasında 8-10 tane özel ısmarlama ayakkabı yapan dükkanlar vardı. Alt taraflarda da harc-ı alem ayakkabılar yapılıyordu. Bugün Bursa’da zenne ayakkabısı nasıl meşhursa o zaman da zenne ayakkabı çok meşhurdu.
Merdane Ayakkabı:
Fakat ben merdane ayakkabısı ile işe başladığım için kendimi merdane ayakkabıda geliştirdim. Özelllikle merdane rok konusunda özel ihtisasım vardır. Yaptığımız rok ayakkabılarda ökçe kısmına kadar tabanı tümü ile deri kaplayabiliyorduk. Bugün bu tip rok ayakkabılar yapılmıyor. Yaptığımız rok ayakkabılardan herkes çok memnundu.
İlk İşyerimi Açıyorum:
Ahmet Doğru’nun yanında çalışırken askere gittim ve askerden sonra da kısa bir süre O’nun yanında çalıştım, daha sonra 1958 başlarında ilk dükkanımı açtım. 1958 yılında büyük Bursa Çarşı Yangını olduğunda kendi dükkanım vardı. O yangında tüm kapalı çarşı ve hanlar, dükkanlar yanmıştı. Yangında bir tek Ulucami ayaktaydı. Benim dükkanım Meydancık’taydı, yangından etkilenmemiştim. Daha sonra Meydancık’tan Yeşil Caddesi’ne taşındım. Kendi dükkanımda merdane ayakkabı üretimi yapıyordum. Bursa yangınından sonra ayakkabıcılar çarşısı Setbaşı’nda Ferah Kahvesi altına taşındı. Çarşı yapılıncaya kadar orada kaldı, daha sonra kapalı çarşıdaki ayakkabıcılar çarşısı yapılınca tekrar oraya taşındılar. Yangından sonra,kapalı çarşının altındaki kemerler ortaya çıktı ve bugünkü alt çarşı o kemerlerin altı boşaltılarak açıldı. 1958 yılında kendi işyerimi açtıktan sonra uzun süre sektörde çalıştım. Bazen iş hayatımda farklı işler de oldu; taksicilik, tavukçuluk gibi işlerde yaptım. Ama ayakkabı iş hayatımın en önemli yerini işgal etti.
Çok para kazanma:
Çok para kazanma veya çabuk para kazanma,sevdası kaliteli iş yapma özelliğimizi yok ediyor. Bu konu bizde o kadar kötü işlendi ki, ”Bu zaman ün zamanı değil un zamanıdır.” derler, vurcan ayakkabıyı alacan parayı diyorlardı, bu çok kötü, bü gün hala sektörden önemli bir kesim böyle davranıyor, fakat aldanıyor.
Ayakkabıda Standart:
Dünyada bir ayakkabı standardı var, biz bu standartları uygulamıyoruz. Ve bunun sektör olarak çok büyük cezasını çekiyoruz.
Ayakkabı alırken nelere dikkat etmeli:
Vitrindeki görüntüye kanmayın,
Moda özentiniz olmasın
Ayağınızın rahatlığını düşünün
Ömrünüzde en azından bir defa bir ortopedi doktoruna ayaklarınızı gösterip ayaklarınızın özelliklerini öğrenin ve buna göre ayakkabı seçin.
Ayrıca kendinize yakışanı giyin
Yaşınıza dikkat edin
Tabanı köseli olanı tercih edin
Deri konusunda da gerçek deri ayakkabı tercihi özellikle sağlık açısından çok önemli,
Eğer bulabilirseniz hakiki deriden yapılmış gerçek rok ayakkabı, giyebileceğiniz en rahat ve en kaliteli ayakkabıdır.
Sektörün sıkıntılarına gelince;
Biz eğitim eksikliği çok yaşadık, sektördeki her elemanın eğitimli olması çok önemli. Model tasarımından, kalıba kadar tüm çalışanlar eğitimli olmalıdır. Toplam kalite ortaya çıksın. Üretiminizde standartları oluşturmaya çalışın, bu standartları dünya standartlarına yaklaştırmak için gayret sarfedin. İşlerinizde eğitim ve görgüyle birlikte büyük iş yapmanın hedeflerini koyun. Fakat bunun için uzun süreli çalışmayı ve çilesini çekmeyi göze alın.
En Son Nerede Çalıştınız?
Son olarak Türkiye’nin büyük markalarından birine fason üretimi yapan bir fabrikada genel üretim sorumlusu olarak çalıştıktan sonra 2003 yılında iş hayatına son verdim. 58 yılımı bu sektörde geçirdim, bugün 73 yaşındayım, yine tezgahın başına geçsem yine ekmek paramı ayakkabıdan çıkartabilirim.
Türkiye’ de sektördeki herkesin zihniyet değişikliğine gitmesi gerekiyor. Herkes işini en güzel yapmanın yollarını aramalı. Herkes işini güzel yaparsa güzel ürünler ve kaliteli işler ortaya çıkar.