Ayakkabı sektörünün değerli mensupları ve TurkiyeAyakkabi.com'un saygıdeğer okurları,
Ayakkabı imalatı emek-yoğun bir imalat şeklidir. Yani çok küçük bir alanda çok fazla kişinin çalıştığı, makineye diğer sektörler kadar ihtiyaç duymayan, dolayısıyla ortaya çıkan son ürünün maliyetinde de çok büyük bir oranının işçilik giderleri olduğu bir imalat şeklidir. Durum böyle olunca diğer sektörlerde işçiliğin son ürünün maliyetine etkisi %10�larda olurken ayakkabıda ürünün cinsine göre %20-30 nispetlerinde olmaktadır.
Bugün sektörümüzün çektiği büyük sıkıntı işte temel olarak bu oranlardan kaynaklanmaktadır. İşçilik maliyetleri her sene artmasına rağmen ithal ayakkabıların fiyat baskısı yüzünden yerli üretici fiyat arttıramamakta, hatta fiyatı düşürmek zorunda kalmaktadır.
DÖNEMLER İTİBARİYLE ASGARİ ÜCRETLER
Dönemi
16 Yaşından Büyükler İçin
16 Yaşından Küçükler İçin
01.07.2007-31.12.2007
585,00 YTL
491,40 YTL
01.01.2006-31.12.2006
531,00 YTL
450,00 YTL
01.01.2005-31.12.2005
488,70 YTL
415,80 YTL
01.01.2004-30.06.2004
423.000.000
360.000.000
01.01.2003-31.12.2003
306.000.000
256.500.000
01.01.2002-30.06.2002
222.000.750
188.700.750
01.01.2001-30.06.2001
139.950.000
118.957.500
DÖNEMLER İTİBARİYLE DOLAR KURU
05/11/2007
1,1889
01/01/2006
1,3484
01/01/2005
1,3448
01/01/2004
1,3950
01/01/2003
1,6560
01/01/2002
1,4470
01/01/2001
0,6690
Bir işçinin maliyetini seneler itibariyle dikkate aldığımızda görüyoruz ki 2001 senesinden bu yana yaklaşık 4 kat artış olmuş, dolar kuru ise yaklaşık 2 kat artmıştır; hatta 2002 senesini dikkate alırsak dolar kurunda bir düşüş yaşanmıştır. Yani ithal ayakkabı getirmek ucuzlamış, yerli imalatçının üzerindeki işçilik yükü ağırlaşmıştır.
Bir ürünün fiyatının, hammadde fiyatı, işçilik maliyeti ve kârın toplamı olduğunu hepimiz biliyoruz. Öyleyse üretici ayakkabının fiyatını düşürebilmek veya en azından sabit tutabilmek adına ne yapıyor? Hammadde ve işçilik maliyetleri düşmediğine göre kârından fedakarlık ediyor. Bu da ticari bir anlayışta sürdürülebilir bir durum değildir.
Peki başka bir çözüm bulamaz mıyız? Değişik platformlarda çok değişik çözüm önerileri olmasına rağmen ben bugün işçilik maliyetlerimizin düşmesi, dolayısıyla kârlılığımızın artması adına ne yapabiliriz bunu tartışacağım.
Küresel ekonominin gelişmesi neticesinde ülkemizde ve dolayısıyla sektörümüzde çok önem kazanan bir kavram var: "verimlilik". Çünkü şimdiye kadar sektörü zorlayacak ne ithal mallar , ne de enflasyonsuz ortam vardı.
Verimlilik kısaca, bir işi yapmak için verdiğinin aldığına oranıdır. Yani verdiğin ne kadar az, buna karşılık aldığın ne kadar fazlaysa o kadar verimli çalışıyorsun demektir. Mesela maaşları ortalama 1000 YTL olan 30 kişiyle, ayda 10.000 çift ayakkabı üreten bir işletmeye göre maaşları ortalama 1.500 YTL olan 30 kişiyle 20.000 çift imalat yapan bir işletme daha verimli çalışıyor demektir. Çünkü bir tanesinde aylık işçilik gideri 30.000 YTL olmasına rağmen 10.000 çift üretmekte ve çift başına gideri 3 YTL olmakta, diğerinde 45.000 YTL gidere rağmen 20.000 çift üretilmekte ve çift başına gider 2,25 YTL olmaktadır. Buradan da görülüyor ki işçilik maliyetini düşürmek daha ucuz işçiyle veya daha az işçiyle çalışmak demek değildir. Verimli işçilerle verimli çalışmayla maliyet düşürülür.
Peki verimli işçiler ve verimli çalışma nasıl olur?